Kudüs’ü Gerçekten Kaybettiğimiz Gün

Müslüman, dünyanın kendisini sersemletme kapasitesinde sınır tanımıyor. Medya ve sokaklarda Başkaları tarafından Kudüs’le ilgili yapılan son açıklamalar hakkında öfke duyuyoruz, gerçek şu ki bizler kendi düşüşümüzün mimarları olduk. Kudüs’ün gerçekten düştüğü günün gerçek hikayesini öğrenmenin zamanı geldi. İşte sizlere bugün Kudüs’ün ilk kez düştüğü günün tarihini anlatacağız.

Şafak, 11 Aralık sabahı Kudüs’e geldiğinde, dünya sahneye çıkmaya hazır kıtalar boyunca uzanan bir mücadelede merkezi oyuncular olarak nefesini tuttu.

Kudüs ilkez ne zaman düştü
Kudüs ilkez ne zaman düştü

Mescid El Aksa’da, Fâc’ların duaları sona ermişti. Yaklaşan bir mahkumiyet hissi havada kalmıştı. Halkın, bir yüzyılı aşkın bir süredir özgür El-Aksa’daki son dua olacağını bilmenin imkânı yoktu. Bugün sonra kendi kaderlerinin efendileri olamayacaklarına dair hiçbir fikirleri yoktu. Kendi topraklarında mülteci olmak üzere olduklarını bilmiyorlardı.

İşte bu makalemizde sırasıyla Kudüs’ü Gerçekten Kaybettiğimiz Gün konusuna devam edeceğiz. Konu sayesinde Kudüsün düşman tarafında geçtiği ilk yılı ve Kudüste ilk egemenlik sağlayan kişiler hakkında biraz konuşacağız. Kudüs’ü Gerçekten Kaybettiğimiz Gün bizim için daha doğrusu Ümmet için son derece üzücü ve vahim bir durum olmuştur. Zira Kudüs müslümanlar için en az Mekke ve Medine kadar kutsal bir yerdir. Zira Resulullah(a.s)’ın göğre yükseldiği yer olarak bilinmekte ve ilk kıblemiz olarak tarihe geçmektedir. Bu bağlamda Kudüs müslümanlar için neden önemlidir? sorularının cevabınıda vermiş olduk. Kudüs Hristiyan, Yahudi ve Müslümanlar için önemli bir merkez olarak bilinmekle beraber son kaç 100 yıldır Müslümanların egemenliği altındaydı ve bu egemenlik altında tüm dinler özgürce ibadetlerini yapıyorlardı. Hristiyanlar kendi ibadetlerini, Yahudiler de kendi ibadetlerini özgürce yapabiliyorlardı. Taki Lanetli devlet İsrail’in kalkıp oraya yerleşmesine kadar. İsrail’in oraya yerleşmesi ile ordaki barış ve huzur tamamen yok olma noktasına geldi..

Kudüsü Ne Zaman Kaybettik?

Kudüsün düştüğü tarih
Kudüsün düştüğü tarih

Türkler bir gece önce şehri boşaltmışlardı. Osmanlı İmparatorluğu, İngiliz, Fransız ve Rus İmparatorluklarının birleşik saldırısı altında hayatta kalmak için zaten mücadele ediyordu. Bu varoluşçu tehdit sırasında, Araplar onları arkadan bıçakladı. Her yönden cesurca savaşmışlardı, fakat yavaş ve emin adımlarla savunmaları birer birer çöktü. Müttefik Seferi Kuvvetleri’nin üç kez Gazze’ye saldırı düzenledi ve üç kez geri itildi. Ancak dünyayı alıp kazanabilmemiz için çok uzun zaman var. Ve Gazze düştü. Kudüs’e giden yol artık açıktı.

 

Kudüs tarihi
Kudüs tarihi

Londra’daki özel çalışmasında, Bayan Lloyd George heyecanlıydı. Avrupa cephesindeki müttefikler için her şey iyi gitmiyordu. Avrupa’nın siperlerinde Mihver güçleriyle savaşmak için milyonlarca can kaybı yaşandı ve bununla birlikte gösterecek çok az değer de vardı. Kudüs, onlar için halkın ihtiyaç duyduğu Yılbaşı hediyesiydi. Aynı zamanda dünyada yarım kalan 35.(ve sondan bir önceki) Osmanlı padişahı Sultan Mehmed Reşad’ta aynı haberi aldı. Halktan yüz binlerce kişi öldü, fakat kutsal toprakları kaybetmek, darbelerden daha acı oldu. Etrafında toplanıp dolaşılmak yerine, konulardan birçoğunun başkaldırmaya hazırlandığının farkında olmadan, sandalyesine daha da derin bir sıçramıştı.

Tarihte Kudüs İşgalleri

Bu arada genç bir adam, geleneksel akan Arap giysilerini giymiş İngiliz kampına gelmişti. Diğerlerinden daha fazla, Arapları Osmanlı’ya karşı isyan etmeye teşvik etmiştir. Araplara olan güvenini kazanmak için Arapça ve bedevi kültüründen derin bilgisini kullanmıştı. Kritik olarak, o da çocukluğunda okuduğu Haçlı ve Şövalyelerin ayak seslerini takip etmeyi hayal ediyordu. Kıyafet değiştirmesi istenildi. Birkaç saniye içinde Arap elbiseleriyle birlikte Arabistan Lawrence gitti ve onun yerine orada Albay TE Lawrence görevi aldı- son Haçlı Seferi. Rüyası gerçekleşmek üzereydi.

Kudüs işgali

Kudüs surlarının dışında, General Edmund Allenby kariyerinin belirleyici anı için kendini hazırladı. Çok çalışkan bir askerdi, ancak daima General Haig gibi daha üst düzey savaş kahramanlarının gölgesinde kaldı. Daha fazla zamanı yoktu. Bu onun anıydı. Atına bindi ve Yafa kapısına kadar ileri gitti. Orada tevazu yetkisini fetheden bir lider olarak göstermek için -1300 yıl önce Hz. Ömer’in örneğini izleyerek – atından çekilip ayakları yere kadar kentin içine yürüdü.

Kudüs düşmüştü.
İzleyen yıllarda, kısmi denetim dönemleri vardı, ama gerçek şu ki, bu da(ve halen) sadece bir görünümdü. 100 yıl sonra her zamankinden daha fazla bölünmüş durumdayız, her zamankinden daha dağınık durumdayız ve liderliğe her zamankinden daha az eksikliyiz. Geçmişimizden dersler çıkarmadıkça, gelecekte de aynı hataları tekrarlamaya mahkûm ediliyoruz. Kudüs’ü Gerçekten Kaybettiğimiz Gün olarak tarihe geçen bu olayı böylece sizinle paylaşmış olduk.
Kudüs’ü Gerçekten Kaybettiğimiz Gün dışında müslümanların hiç umutlu, birlik, ümmet içinde dayanışma sergiledikleri gün yok mudur? Elbette vardır, Kudüsün Düşme olayından sonra ileriki dönemlerde Müslümanların yek vücut olup Sultan Selahattin komutasında nasıl Kudüsü haçlı ve yahudi ittifakından geri aldıklarını anlatacağız. Faydalı makaleler için bizi takip etmeye devam ediniz.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir