İdeal Müslüman Kişiliği Nasıl Olmalıdır?

İdeal Müslüman Kişiliği Nasıl Olmalıdır? 

Bugünkü makalemizde İdeal Müslüman Kişiliği Nasıl Olmalıdır? yazısını ele alıp, müslümanların davranışları hakkında kısaca konuşacağız. Bir müslümanın ahlakı nasıl olmadır üzerinde durup, Ayet ve Hadisler çerçevesinde örneklemeler ile Müslüman kişiliğini beraber belirteceğiz İnşeallah.

İdeal Müslüman karakteri belirgin ve dengelidir. Müslüman, Kuran ve Sünnet(Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in sözleri, eylemleri ve onayları ) öğretilerinin somutlaşmış halidir . Kişi Rab’bin kendisiyle, ailesiyle ve çevredeki insanlarla olan ilişkisinden yola çıkarak , Allah’ın Kitabı’nın(Kur’an) öğretisini ve Peygamber Efendimizin örneğini bütün meselelerde, ilişkilerde ve durumlarda görür ve her işini Kuran/Sünnet çerçevesinde yürütür.

Aşağıda, İdeal Müslüman Kişiliği Nasıl Olmalıdır? makalemiz için ideal Müslüman kişiliğin bazı niteliklerine kısaca değineceğiz:

Müslümanların Allah’a karşı tutumu

İdeal Müslümanın en belirgin özelliklerinden biri de, Allah’a olan derin bağlılıktır. Yüce Allah’a olan inancı ve kainattaki her ne olursa olsun, oluşan tüm olayların Allah’ın iradesi ve kararnamesiyle gerçekleştiğine inanmasıdır. Müslüman Allah’a yakından bağlıdır, sürekli O’nu hatırlar, O’na güvenir ve O’na itaatlidir.

İnancı; bilgisizlik, batıl inanç veya yanılsamadan kaçınılmadan saf ve açıktır.İnancı ve ibadeti Kuran ve otantik ‘Sünnete’ dayanmaktadır.

Müslüman, Allah’ın görkemine karşı tetikte ve açık görüşlüdür. Evrenin ve insanlığın işlerini kontrol eden Allah’ın olduğunu bilir, O’nun ve her şahidin bilincindedir.

Bir Müslüman, ruhunun derinliklerinde kendisi için ne kadar çok şey yapabileceğini düşünse de Allah’ın yardımına ve desteğine sürekli ihtiyacı olduğunu hissediyor. Hayatında başka seçeneği yoktur, ancak Allah’ın rızasına boyun eğer, O’na ibadet eder, Doğru Yoldan gayret eder ve iyilik eder.

Bu onu hem kamuda hem de özel olarak tüm işlerinde dürüst ve dürüst olmasına yol gösterecektir. İdeal Müslüman Kişiliği Nasıl Olmalıdır? sorusunun cevabına böylece ayetler ile devam ediyoruz.

Bir Müslüman, evrendeki Allah’ın sınırsız gücünün işaretlerini tanır ve böylece Allah’a olan inancı artar: Yani Allah, “ne demektir” der : “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır. Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.” [Kur’an-ı Kerim 3: 190-191] Ayet kişinin Vücuduna, zihnine ve ruhuna karşı tutumu, Müslüman vücudunun fiziksel, entelektüel ve manevi ihtiyaçlarına dikkat ediyor.

Müslüman kişi Vücuduna iyi bakar, sağlığına ve gücüne teşvik eder. Aşırı yemekten kaçınıp sağlığına dikkat eder. Güçlü bir müminin Allah tarafından zayıf bir müminden daha çok sevildiğini anlıyoruz. Allah, yücedir, derler (ne demektir): “Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.” (Kur’an-ı Kerim 7:31)

İdeal Müslüman Kişiliği Nasıl Olmalıdır? sorusunu soran genç bireyler, Müslümanların uyuşturucudan uzak olduklarını da bilmektedirler. Müslüman uyuşturucu ve vücuda zararlı olacak herşeyden uzak duruyor. Aynı zamanda fiziksel uygunluğunu korumak için düzenli olarak egzersiz yapmayı da unutmaz.

İdeal Müslüman Kişiliği Nasıl Olmalıdır? konumuzun devamı Müslüman bedenini ve kıyafetlerini çok temiz tutar. Sık sık banyo yapar. Peygamber, temizliğe ve banyo yapmaya büyük önem verirdi. Temizlik, Müslümanları insanlara daha çok sevimli hale getirir. Temiz olan kişileri tüm insanlar sever, ama kokan, hep kir içinde olan kişileri kimse sevmez ve etrafından kaçar. Çünkü o tür kişiler çevrelerine de rahatsızlık verirler. Ayrıca Müslüman ağız ve diş sağlığına da dikkat eder.

Müslümanın giysisi ve görünümü ile ilgilenmesi şaşırtıcı değildir. Müslüman, abartma ve ihmalin aşırılıklarından kaçınarak İslam’ın ılımlılık idealiyle uyumlu olarak hepsini yapar.

İdeal Müslüman Kişiliği Nasıl Olmalıdır? sorusunu Allahu Tealanın şu ayeti ile açıklayalım.. Allah diyor ki: “De ki: “Allah’ın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında mü’minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz.” (Kur’an-ı Kerim 7: 32)

Entellektüel bakıma gelince, Müslüman faydalı bilgileri öğrenmek amacıyla araştırmalar yapar. Ve yapmış olduğu bu araştırmalara Dini veya seküler olup olmadığına bakmaksızın işine yarayan bilgiyi alır, hayatında pratize eder.Bu sayede bilgisini artırarak iyi veya kötü olan şeylerin doğasını ve özünü anlayabilir. Allah-u Teala şöyle buyuruyor:”Rabbim! İlmimi arttır de.” [Kuran 20: 114]

Müslüman, insanın sadece bir beden ve zihinden oluştuğu değil, aynı zamanda bir ruh ve bir ruha sahip olduğunu ve onu, bu materyalist yaşantının üzerine çıkmasına ve iyiliğin yüksekliklerini ölçeklendiren daha yüksek şeylere özlem duyduğunu unutmamaktadır, buda erdem ve ışık’tır.

Dolayısıyla, Müslüman fiziksel ve entelektüel gelişimine ilişkin ruhsal gelişimine, başkalarının zararına bir açıdan yoğunlaşmayan tam anlamıyla dengeli bir biçimde dikkat çekmektedir.

Müslümanların ahlakı

Müslümanların İnsanlara karşı tutumu

Ailesiyle birlikte Müslüman, samimi bir dindarlığın bir örneğidir. Onlara şefkat ve saygı, sonsuz şefkat, mutlak naziklik ve şükranla davranır. Durumlarını tanır ve onlara karşı görevini biliyor. Allah-u Teala şöyle buyuruyor:”Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” [Kur’an 4: 36]

Müslüman eşiyle birlikte, iyi ve nazik bir muameleyi, akıllıca davranmayı, kadının doğasını ve psikolojisini derin bir şekilde anlamayı ve sorumluluklarını ve görevlerini uygun bir şekilde yerine getirmesini örneklendirmektedir. Yani müslüman kişi aile huzurunun sağlanması için, aile içindeki yaşamında da İslami bir rol ile hareket etmelidir.

Müslüman, çocuklarına karşı büyük sorumluluğunu anlayan, onları sevgi ve merhametle sellerden arındıran, İslami gelişimlerini etkileyebilecek her şeye dikkat eden ve onlara doğru eğitimi vereceklerini anlayan bir ebeveyndir. Toplulumda çocuklarına aktif bir terbiye veren bireyler geleceğimizi de etkileyecek adımlar atmışlardır, zira şuanki nesiller bizim geleceğimizdur. Buna göre hareket etmeli, çocuklarımızı İslami bir terbiye ile büyütüp bilgilendirmeliyiz.

Müslüman akrabalık bağlarını korur ve onlara karşı sorumluluk bilincindedir. İslam’daki akrabalarına verilen yüksek statüleri anlar ve bu şartlar ne olursa olsun onlarla temas kurmaya çalışır. Müslüman kişi İslamiyetteki Sıla-i Rahim kavramının ne demek olduğunu bilmeli ve akrabası her ne kadar kendisine karşı gelse bile bu çerçevede onunla nezaket içinde konuşmalıdır.

Müslüman kişi komşuları ile iyi muamelede bulunup, komşusunun kendisinden asla rahatsız olmaması gerekecek bir şekilde evinde ve çevresinde yaşamalıdır. Kendisine kötü davranan komşularının hatalarına dahi göz yumup onları iyiliğe davet etmelidir. Bununla beraber güzel bir dil ile ona karşı davranmalıdır, böylece kendisine iyi davranmayan komşusu dahi belli bir zamandan sonra artık onunla nezkaet çerçevesinde konuşup saygı duyduğunu görecektir.

Müslüman’ın Kardeşleri ve arkadaşlarıyla olan ilişkisi; ilişkilerin en güzel ve en saf halidir, çünkü Allah uğruna sevgiye dayanmaktadır. Sevecendir, onlara karşı soğuk değildir; O sadıktır ve onlara ihanet etmez; O samimi ve onları aldatmamaktadır; O naziktir; O hoşgörülü ve bağışlayıcıdır; O cömert ve onlara(kardeşleri ve arkadaşları) dua eder.

Müslüman, tüm insanlarla olan toplumsal ilişkilerinde, İslam’ın teşvik ettiği tutumlarla karakterize edilen iyi huylu, sivil ve soyludur.

Müslüman diğerlerine gıpta değildir. Sözlerini yerine getiriyor. Kendisi utangaç(hayalı) tavrına sahiptir. O neşeli. Saldırgan değil. Sabretmiş. Küfreden veya müstehcenlik duymaktan kaçınır. Haksız yere başkalarını suçlamıyor. O utangaç ve mütevazidir. Onu ilgilendirmeyen şeylere müdahale etmez. Dedikoduculuk yapmaktan, iftira atmaktan ve sıkıntıyı hafifletmekten kaçınır. Sahte konuşma ve kuşkuyu önler.

Kendisine bir sır verildiğinde, onu tutar. O mütevazı ve asla kibirli değil. O hiç kimseyle dalga geçmez. Yaşlılarına saygı duyar. İyi insanlarla dostluk kurar. Birbirleri ile dargın olan Müslümanların arasını düzeltmeye çalışır. Başkalarını bilgelikle ve güzel vaazla İslam’a davet eder. Hastayı ziyaret eder ve cenazelere katılır. Ona iyilik getirir ve onlar için minnettar olur. İnsanlara iyi şeyler yapmalarını sağlar. O her zaman işleri kolaylaştırmayı ve zorlaştırmayı sevmez, her işinde vasat olur.

Müslümanlar kararlarında adil davranırlar. O, ikiyüzlü değildir. Onun yaptıkları ve başarıları hakkında övünmez. O açıktır ve koşulları ne olursa olsun, asla sapkın veya çarpık değildir. Asilleri sever ve saçmalıktan nefret eder. O cömertçe ve başkalarına onun hediye ve iyiliklerini hatırlatmaz, yani minnet etmez. Konuksever ve misafir geldiğinde şikayet etmiyor. O başkalarını mümkün olduğunca kendi kendine tercih eder. Borç yükünü hafifletir. O gururludur ve Allah dışında kimseye yalvarmaz.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir